Edebiyatımızın Güleryüzü, edebiyatı zor, sevimsiz ve katlanılmaz gösterenlerin aksine insanın yüreğinde mutluluk çiçekleri açtırıyor. Edebiyat araştırmaları, incelemeleri ve biyografi kitaplarıyla tanınan Mehmet Nuri Yardım’ın genişlettiği ve üçüncü baskısı Selis Yayınları tarafından gerçekleştirilen Edebiyatımızın Güleryüzü’nde Ahmet Yesevi’den, Ahmet Turan Alkan’a 787 kişiden derlenmiş 1512 nükte yer alıyor. Kapakta 11 ünlü edebiyatçı, zaafları ve sevimli alışkanlıklarıyla karikatürize edilmiş. Bunlar Ahmet Haşim, Mehmet Akif, Abdülhak Hâmit Tarhan, Salah Birsel, Necip Fazıl Kısakürek, İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Ahmet Rasim, Yahya Kemal Beyatlı, Süleyman Nazif, Rıza Tevfik Bölükbaşı ve Neyzen Tevfik. Arka kapakta Doğan Hızlan, Beşir Ayvazoğlu, Talat Sait Halman, İskender Pala ve Emre Aköz’ün, kitabın ilk baskısına dâir kaleme aldıkları övgü dolu yazılardan mini bir seçme yer alıyor.
Yazar 11 sayfalık önsözde mizahın tarihçesini ve edebiyat tarihimizde mizahın gelişimini anlatıyor. Kitaba Ahmet Yesevi ile başlanıyor, Mevlânâ ve divan şairleri ile devam ediliyor. Tanzimat’a gelinceye kadar gerek Divan, gerek Tekke, gerekse Halk edebiyatımızda değerli eserler vermiş olan şair ve yazarların az bilinen veya bilinmeyen nükteleri okuyucuyu şenlendiriyor. Özellikle Tanzimat’tan sonra mizah âlemimizde ve nüktecilikte bir patlama yaşandığı gözleniyor. Bilhassa Eşref ve Neyzen Tevfik hicvin iki yaman kralı. Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Süleyman Nazif ve Mehmet Âkif’in nükteleri ise belden aşağıya kaçmadan mizah yapılabileceğini gösteriyorlar. Birer ikişer pragraflarla ve oldukça sade bir dille aktarılan nükteler, güvenilir kaynaklardan derlenmiş. Yazar, bu kaynakların isimlerini kitabın sonunda belirtiyor. Tabii nüktelerin hepsi biyografilerden, monografilerden, hâtıralardan ve diğer kitaplardan seçilmemiş.
Toplantılarda dinlenmiş ve zapt edilmiş nükteler de var.
Yardım, nükteleri aktarırken yazar ve şairler arasındaki ilişkiden de kısaca bahsediyor. Meselâ herhangi bir anekdot, Ahmet Haşim ve Yahya Kemal arasında geçiyorsa, bu iki şairimizin iki kadim dost olduğunu vurguluyor. Şair ve yazarların önemli eserlerini okuyucuya hatırlatıyor. Hâfızalardaki şiirlerine göndermeler yapılıyor. Kısacası, okuyucu nükteyi okurken ‘çaktırmadan’ bir çok bilgiyi de heybesine dolduruyor.
Edebiyatımızın Güleryüzü kronolojik sisteme uygun olarak hazırlanmış. Yazar ve şairlerin doğum tarihi esas alındığı için biz bir bakıma mizah edebiyatımızın önemli bir antolojisini de, nükte güldestesini de okumuş oluyoruz.
Kitap 544 sayfa. Günlük hayattan, keşmekeşlikten ve kargaşadan bunalanlara rahatlıkla tavsiye edilebilecek olan Edebiyatımızın Güleryüzü’nde kaliteli esprilerin yıllar boyu şair ve yazarlarımızın gönlünü nasıl beslediğini görebiliyoruz. Bu yönüyle kitap, önemli bir boşluğu dolduruyor. Eserde, daha önce rastgele hazırlanan nükte kitaplarından farklı olarak belli bir disiplin dahilinde hiciv ve mizah vadisinin müstesna yönü okura aktarılıyor.
Eserin sonunda geniş bir indeks hazırlanmış. Kitapta geçen bütün özel isimlerin (şahıs, eser, yayın adı) sayfa numaraları belirlenmiş. Son sayfalarda ise bibliyografya bulunuyor. Faydalanılan bütün kaynak eserlerin adı, yazarı ve diğer bilgileri okura bildiriliyor.
Edebiyatımızın Güleryüzü, bir yönüyle mizah edebiyatımızın genel bir görüntüsü, bir bakıma hiciv edebiyatımızın belirli kesitlerle yansıtılması, ama her hâlü kârda zevkle okunan ve elden bırakılmayacak bir zarafet manzumesi. Gündelik telâştan gülmeyi unutanlar, büyük şehirlerin stresinden bunalanlar ve yüreği binbir problemden daralanlar, bu kitap sayesinde tebessüm tomurcuklarının yüzlerine aksettiğini göreceklerdir. Derin bir zevk ve büyük bir keyifle Edebiyatımızın Güleryüzü’ünü ellerinden bırakmayacak, dostlarına tavsiye edecekler.
Bizden hatırlatması. (Selis Yayınları, Çatalçeşme Sokak, Nuri Tezer Apt.No.23/1 D.3 Cağaloğlu-İst. 0 212 5200557)
|